verb

fray

yıpranmak, eskimek, sinirleri bozulmak

The cuffs of his shirt began to fray.

Gömleğinin manşetleri yıpranmaya başladı.

As the debate continued, tempers began to fray.

Tartışma devam ettikçe sinirler gerilmeye başladı.

((sth.)) yıpranmak Halat yıpranmaya başlıyor.

((sinirler)) gerilmek Sinirler gerilmeye başlıyordu.

Eş anlamlılar: unravel, wear out, shred, strain

Eski Fransızca 'freier' (sürtmek, kazımak) kelimesinden gelir, 'friction' (sürtünme) ile ilgilidir.

'Friction' (sürtünme) kelimesinin kumaşı 'fray' (yıprattığını) düşünün. Sinirleriniz gerildiğinde, onlar da 'fray' olur.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.