noun

hood

kapüşon, kaput, mahalle

She pulled up her hood to stay warm.

Isınmak için kapüşonunu başına çekti.

He opened the hood of the car to check the engine.

Motoru kontrol etmek için arabanın kaputunu açtı.

He grew up in a tough hood.

Zorlu bir mahallede büyüdü.

((a/the)) hood (giysinin) kapüşon She pulled up her hood to stay warm.

((the)) hood (arabanın) kaput He opened the hood of the car.

((the/a)) hood (mahalle) mahalle He grew up in a tough hood.

Eş anlamlılar: kukuleta; (araba) kaput; (bölge) mahalle, semt

Eski İngilizce'de 'baş örtüsü, kapüşon' anlamına gelen 'hōd' kelimesinden gelir.

Kapüşonlu svetşört giyen birinin, kendi mahallesinde ('hood') arabasının kaputunu açtığını hayal edin. Bu, üç anlamı da birbirine bağlar.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.