noun

hull

tekne gövdesi, kabuk

The ship's hull was damaged.

Geminin tekne gövdesi hasar gördü.

We need to remove the hulls from the seeds.

Tohumların kabuklarını çıkarmamız gerekiyor.

((hull)) of a ship/boat Bir teknenin ana gövdesini ifade eder. The hull of the boat is painted blue.

((hull)) of a seed/nut Dış kabuğu ifade eder. The strawberry hull is the green leafy part.

Eş anlamlılar: (gemi) body, frame; (tohum) husk, shell, casing

Eski İngilizce'de 'tohum kabuğu' anlamına gelen 'hulu' kelimesinden. Gemi anlamı 17. yüzyıldan kalmadır ve bir bezelye kabuğunun görünümünden esinlenilmiş bir metafordur.

Bir geminin gövdesini, tıpkı bir fındığın kabuğu gibi içindekileri koruyan 'kabuğu' veya 'dış zarfı' olarak düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.