noun

issue

sorun, mesele, konu, sayı

Climate change is a major global issue.

İklim değişikliği önemli bir küresel sorundur.

Have you read the latest issue of the magazine?

Derginin son sayısını okudun mu?

He has some personal issues to deal with.

Halletmesi gereken bazı kişisel meseleleri var.

((bir şey)) ile ilgili bir sorun bir problem. Bilgisayarımla ilgili bir sorunum var. I have an issue with my computer.

((bir yayının)) bir sayısı bir derginin veya gazetenin bir kopyası. Bu, derginin son sayısıdır. This is the latest issue of the magazine.

kişisel bir mesele özel bir sorun. Halletmesi gereken bazı kişisel meseleleri var. He has some personal issues to deal with.

Eş anlamlılar: problem, mesele, konu, baskı, yayın

Eski Fransızca 'çıkış' anlamına gelen 'issue' kelimesinden, 'issir' (dışarı çıkmak) fiilinden türemiştir. Bir sorun 'ortaya çıkar'; bir dergi 'piyasaya çıkar'.

Bir durumdan 'çıkan' (issue) bir sorunu veya matbaadan 'çıkan' (issue) bir dergiyi hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.