adjective

level-headed

aklı başında, mantıklı, soğukkanlı

She remained level-headed during the crisis.

Kriz sırasında aklı başında kaldı.

We need a level-headed person to lead the team.

Takıma liderlik edecek aklı başında birine ihtiyacımız var.

((level-headed)) + isim aklı başında (bir kişi) a level-headed person

Synonyms: calm, sensible, composed; Antonyms: hot-headed, impulsive

'level' (düz, seviyeli) ve 'headed' (başlı, kafalı) kelimelerinden gelir. Kelimenin tam anlamıyla, kolayca rahatsız olmayan, dengeli bir zihne sahip olmak demektir.

Birinin kafasında bir marangoz su terazisi olduğunu ve sallantılı bir durumda bile mükemmel dengede kaldığını hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.