verb

arrange

düzenlemek, ayarlamak, tertip etmek

I will arrange a meeting.

Bir toplantı ayarlayacağım.

She arranged the flowers in a vase.

Çiçekleri bir vazoya yerleştirdi.

Can you arrange the music for piano?

Müziği piyano için düzenleyebilir misin?

((sth.)) (bir şeyi) düzenlemek. Etkinlik için sandalyeleri düzenleyeceğim.

((for sb.)) ((to-inf)) (birinin) (bir şeyi) yapmasını ayarlamak. Seni alması için bir araba ayarladım.

((to-inf)) (bir şeyi) yapmayı kararlaştırmak. Kafede buluşmayı kararlaştırdık.

Eş anlamlılar: organize, order, prepare; Zıt anlamlılar: disarrange, disorder

Eski Fransızca 'sıraya dizmek' anlamına gelen 'arrangier' kelimesinden gelir. 'a-' (yönelme) + 'rangier' (dizmek) köklerinden oluşur.

Bir şeyleri 'bir sıra' (a range) haline getirmeyi, yani 'arrange' (düzenlemek) etmeyi düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.