noun

obligation

yükümlülük, zorunluluk, görev, mecburiyet

You have a legal obligation to pay taxes.

Vergi ödemek için yasal bir yükümlülüğünüz var.

I helped him out of a sense of obligation.

Ona bir zorunluluk hissinden dolayı yardım ettim.

((bir şey yapma yükümlülüğü)) bir şey yapma görevi Yardım etme yükümlülüğünüz var.

((yükümlülük altında olmak)) bir şey yapmak zorunda olmak Cevap vermek zorunda değilim.

Eş anlamlılar: duty, responsibility, commitment

Latince 'obligare', 'bağlamak' anlamına gelir (ob- 'karşı' + ligare 'bağlamak'). Bir yükümlülük, sizi bir eyleme bağlayan şeydir.

Kemikleri birbirine 'bağlayan' 'ligament' (bağ) kelimesini düşünün. Bir 'ob-liga-tion' (yükümlülük) sizi bir şey yapmaya 'bağlar'.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.