Nomen

die Lebenswirklichkeit

hayatın gerçeği, yaşam gerçeği

Die Politik muss die Lebenswirklichkeit der Menschen kennen.

Siyaset, insanların yaşam gerçeğini bilmelidir.

Das Buch beschreibt die harte Lebenswirklichkeit im 19. Jahrhundert.

Kitap, 19. yüzyıldaki zorlu yaşam gerçeğini anlatıyor.

((et4)) yaşam gerçeğini yansıtmak die Lebenswirklichkeit widerspiegeln

((von+3)) insanların yaşam gerçeği von der Lebenswirklichkeit der Menschen

die Realität (realite), der Alltag (günlük yaşam)

'Leben' (yaşam) ve 'Wirklichkeit' (gerçeklik) kelimelerinden oluşur. Kelimenin tam anlamıyla 'yaşamın gerçekliği'.

Bu doğrudan bir birleşimdir: 'Leben'in (yaşamın) 'Wirklichkeit'i (gerçekliği).

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.