Adjektiv

voll

dolu, tam

Das Glas ist voll.

Bardak dolu.

Die Straßen sind voll von Menschen.

Sokaklar insan dolu.

Ich habe den vollen Preis bezahlt.

Tam fiyatı ödedim.

((von+3)) bir şey ile dolu olmak Sepet elma ile dolu.

((mit+3)) bir şey ile dolu olmak Çanta kitaplarla dolu.

Eş anlamlı: gefüllt (doldurulmuş); Zıt anlamlı: leer (boş)

Proto-Cermence *fullaz'dan gelir, İngilizce 'full' ile kökteştir. Temel bir Cermen kelimesidir.

İngilizce 'full' kelimesiyle neredeyse aynı ses ve anlama sahiptir. Bu kelimeyi hatırlamak çok kolaydır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.