sterben
Çeviri
ölmek, vefat etmek
Örnekler
Mein Großvater ist letztes Jahr gestorben.
Büyükbabam geçen yıl öldü.
Er ist an einer Krankheit gestorben.
Bir hastalıktan öldü.
Ich sterbe vor Hunger!
Açlıktan ölüyorum!
Dilbilgisi Kalıpları
((an+3)) bir hastalıktan ölmek Er ist an Krebs gestorben.
((für+4)) bir şey uğruna ölmek Der Soldat ist für sein Land gestorben.
((vor+3)) bir şeyden ölmek (mecazi) Ich sterbe vor Langeweile.
Benzer Kelimeler
Etimoloji
Proto-Cermence *sterbaną ('sertleşmek, ölmek') kelimesinden gelir. İngilizce'deki 'starve' (açlıktan ölmek) kelimesiyle kökteştir ve başlangıçta genel olarak 'ölmek' anlamına geliyordu.
Hafıza İpuçları
Yardımcı fiilinin 'haben' değil, 'sein' olduğunu unutmayın: 'Er ist gestorben.' Bu, durum değişikliği bildiren fiiller için tipiktir.