der Vorsprung
Çeviri
avantaj, önde olma, üstünlük
Örnekler
Die Läuferin hat einen großen Vorsprung.
Koşucunun büyük bir avantajı var.
Durch Technik haben wir einen Vorsprung vor der Konkurrenz.
Teknoloji sayesinde rakiplerimize karşı bir avantajımız var.
Er bekam einen Vorsprung von fünf Minuten.
Beş dakikalık bir avans aldı.
Dilbilgisi Kalıpları
bir avantaja sahip olmak önde olmak Takımın iki gollük bir avantajı var.
j-m/et3 karşısında bir avantaja sahip olmak birine/bir şeye göre önde olmak Rakiplerimize karşı teknolojik bir avantaja sahibiz.
Benzer Kelimeler
Etimoloji
'vor-' (ön) ve 'Sprung' (atlama, sıçrama) kelimelerinden oluşur. Kelimenin tam anlamı 'öne atlama'dır.
Hafıza İpuçları
Bir yarışta birinin diğerlerinin 'önüne' (vor) 'atlayarak' (Sprung) avantaj sağladığını hayal edin.