Adjektiv

übrig

kalan, artakalan

Ist noch etwas Kaffee übrig?

Hiç kahve kaldı mı?

Die übrigen Studenten warten draußen.

Geriye kalan öğrenciler dışarıda bekliyor.

Mir bleibt keine andere Wahl übrig.

Bana başka seçenek kalmıyor.

übrig sein/bleiben kalmak, artmak Hiç pasta kaldı mı?

etwas übrig haben bir şeyi artırmak Daha zamanımız var.

Eş anlamlılar: restlich, verbleibend; Zıt anlamlılar: verbraucht, aufgebraucht

`über` (üzerinde, fazla) ile ilgilidir. Gerekli miktarın 'üzerinde' olan şey 'kalan'dır.

Tabağınızda yiyebileceğinizden 'fazla' (über) olan yemeğin 'kalan' (übrig) olduğunu düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.