Nomen

die Unruhe

huzursuzluk, tedirginlik, kargaşa, endişe

Seine Worte verursachten große Unruhe.

Sözleri büyük bir huzursuzluğa neden oldu.

In der Stadt herrscht politische Unruhe.

Şehirde siyasi bir kargaşa var.

Ich spüre eine innere Unruhe.

İçimde bir huzursuzluk hissediyorum.

Unruhe (huzursuzluk) çıkarmak/yaratmak Konuşması huzursuzluk yarattı.

huzursuzlanmak (in Unruhe geraten) Halk huzursuzlandı.

Eş anlamlılar: Nervosität (sinirlilik), Aufregung (heyecan); Zıt anlamlılar: Ruhe (huzur), Gelassenheit (sükunet)

un- (olumsuzluk) ön eki + Ruhe (huzur, sakinlik). Kelimenin tam anlamıyla 'huzurun olmaması'.

'Ruhe' (huzur) kelimesinin zıttı olarak düşünün. Huzurun olmadığı durum 'Unruhe'dir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.