Adjektiv

angemessen

uygun, makul, yerinde

Das ist ein angemessener Preis.

Bu makul bir fiyat.

Bitte tragen Sie angemessene Kleidung.

Lütfen uygun kıyafet giyin.

Seine Reaktion war der Situation angemessen.

Tepkisi duruma uygundu.

bir şey uygundur etwas ist angemessen Davranışı uygun değildi.

bir şey ((bir şeye)) uygundur etwas ist ((et3)) angemessen Tepkisi duruma uygundu.

Eş anlamlılar: passend, geeignet; Zıt anlamlılar: unangemessen, unpassend

'an-' (üzerine/göre) + 'gemessen' ('messen' fiilinin geçmiş zaman ortacı, ölçülmüş). Kelimenin tam anlamıyla 'bir şeye göre ölçülmüş'.

Bir terzinin bir elbiseyi birine tam 'uyacak şekilde' (an) 'ölçtüğünü' (messen) düşünün. Bu 'uygun' demektir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.