auf|drücken
Çeviri
bastırmak, zorla kabul ettirmek, damgalamak
Örnekler
Er drückte den Stempel auf das Papier auf.
Damgayı kağıda bastı.
Ich will dir meine Meinung nicht aufdrücken.
Sana fikrimi zorla kabul ettirmek istemiyorum.
Man muss die Tür fest aufdrücken.
Kapıyı sıkıca bastırmak gerekiyor.
Dilbilgisi Kalıpları
((birine)) ((bir şeyi)) birine bir şeyi zorla kabul ettirmek Sana fikrimi zorla kabul ettirmek istemiyorum.
((bir şeyi)) ((üzerine+4)) bir şeyi bir şeyin üzerine bastırmak Damgayı kağıda bastı.
Benzer Kelimeler
Etimoloji
'auf' (üzerine) öneki ve 'drücken' (basmak) fiilinden gelir. Kelimenin tam anlamıyla 'üzerine basmak'.
Hafıza İpuçları
Bir damgayı bir kağıdın 'üzerine bastığınızı' veya bir fikri birine 'dayattığınızı' hayal edin.