Verb

rufen

çağırmak, bağırmak

Kannst du bitte den Arzt rufen?

Lütfen doktoru çağırabilir misin?

Er rief laut um Hilfe.

Yüksek sesle yardım için bağırdı.

Sie rief seinen Namen.

Onun adını seslendi.

((j-n)) (birini) çağırmak Seni çağırıyorum.

((nach+3)) (birini/bir şeyi) seslenmek Annesine sesleniyor.

((um+4)) (bir şey için) bağırmak Yardım için bağırıyor.

Eş anlamlılar: schreien (çığlık atmak), brüllen (kükremek); Zıt anlamlı: flüstern (fısıldamak)

Eski Yüksek Almanca 'ruofan' kelimesinden gelir. İngilizce 'to roar' (kükremek) ile kökteştir, ancak anlamı farklılaşmıştır.

Birinin 'rufai' gibi bir ismi yüksek sesle çağırdığını hayal edin. 'Rufen' kelimesinin sesini hatırlatır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.