Verb

begreifen

anlamak, kavramak, idrak etmek, dokunmak

Ich kann es nicht begreifen.

Bunu kavrayamıyorum.

Er begriff die Gefahr sofort.

Tehlikeyi hemen anladı.

Man kann die Welt mit den Händen begreifen.

İnsan dünyayı elleriyle kavrayabilir.

((bir şeyi)) ((olarak)) (bir şeyi) (bir şey olarak) anlamak/kavramak O, durumu bir fırsat olarak kavrıyor.

Eş anlamlılar: verstehen (anlamak), fassen (kavramak); Zıt anlamlılar: missverstehen (yanlış anlamak)

'be-' öneki ve 'greifen' (tutmak, yakalamak) fiilinden gelir. Kelimenin tam anlamıyla bir şeyi zihinsel olarak 'yakalamak' demektir.

Bir fikri zihninizle 'kavradığınızı' düşünün. İngilizce 'grip' kelimesi 'greifen' ile ilişkilidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.