Verb

durchkreuzen

kesmek, içinden geçmek, engellemek, bozmak

Zwei Linien durchkreuzen sich hier.

Burada iki çizgi kesişiyor.

Er hat meine Pläne durchkreuzt.

Planlarımı bozdu.

((et4)) bir şeyi kesmek Yol ormanı kesiyor.

((et4)) bir şeyi bozmak Yağmur planlarımızı bozdu.

Eş anlamlılar: engellemek (vereiteln), katetmek (durchqueren)

`durch` (içinden, boyunca) ve `kreuzen` (kesişmek, çaprazlama) kelimelerinden oluşur. Kelimenin tam anlamıyla 'içinden geçerek kesişmek'.

Birinin planlarının üzerine büyük bir çarpı (Kreuz) çizerek onları bozduğunuzu hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.