Verb

erübrigen

gereksiz kılmak, ayırmak, artırmak

Diese Frage erübrigt sich.

Bu soru artık gereksiz.

Er konnte etwas Zeit für mich erübrigen.

Bana biraz zaman ayırabildi.

sich erübrigen gereksiz olmak, fuzuli olmak Daha fazla tartışma gereksizdir.

((bir şeyi)) erübrigen (zaman, para vb.) ayırmak Maalesef bunun için zaman ayıramam.

sich erübrigen: gereksiz olmak; bir şeyi erübrigen: ayırmak, bulmak

'er-' öneki ve 'übrig' (artan, geri kalan) kelimesinden türemiştir. 'Bir şeyi artırmak, fazlalık haline getirmek' fikrinden 'gereksiz kılmak' veya (zaman, para) 'ayırmak' anlamları doğmuştur.

'übrig' (artan) kelimesini düşünün. Bir soru 'sich erübrigt' ise, o soru 'artık'tır, gereksizdir. Zaman 'erübrigen' yapabiliyorsanız, ayırabileceğiniz 'fazladan' zamanınız var demektir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.