Verb

hauen

vurmak, dövmek, yontmak, kesmek

Er haute mit der Faust auf den Tisch.

Yumruğuyla masaya vurdu.

Der Holzfäller muss das Holz hauen.

Oduncunun odun kesmesi gerekiyor.

((j-n/et4)) birine/bir şeye vurmak Boksör rakibine vurdu.

((auf+4)) bir şeyin üzerine vurmak Masanın üzerine vurdu.

Eş anlamlılar: schlagen, stoßen, prügeln

Eski Yüksek Almanca'daki 'houwan' kelimesinden gelir ve İngilizce 'to hew' (yontmak) kelimesiyle ilişkilidir.

Birine vururken çıkan 'hav' sesini düşünün. 'hauen' vurmak demektir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.