gepflegt
Çeviri
bakımlı, düzgün, özenli, kibar
Örnekler
Der Garten ist sehr gepflegt.
Bahçe çok bakımlı.
Er hat ein gepflegtes Äußeres.
Onun bakımlı bir dış görünüşü var.
Sie sprechen ein gepflegtes Deutsch.
Onlar kibar bir Almanca konuşuyorlar.
Dilbilgisi Kalıpları
((sıfat olarak)) sıfat olarak Bu bakımlı bir ev. Das ist ein gepflegtes Haus.
((zarf olarak)) zarf olarak O her zaman bakımlı giyinir. Er ist immer gepflegt gekleidet.
Benzer Kelimeler
düzenli, temiz; Zıt anlamlılar: bakımsız, ihmal edilmiş
Etimoloji
'pflegen' (bakım yapmak, ilgilenmek) fiilinin sıfat olarak kullanılan geçmiş zaman ortacı.
Hafıza İpuçları
Çok fazla 'Pflege' (bakım) görmüş bir şeyi düşünün, o şey artık 'gepflegt' (bakımlı) olmuştur.