Verb

hallen

çınlamak, yankılanmak

Sein Ruf hallte durch das Tal.

Çağrısı vadide yankılandı.

Die Musik hallte in der großen Halle.

Müzik büyük salonda çınlıyordu.

((bir şey)) hallt ((durch+4)) ((bir şey)) ((bir yerin)) içinden yankılanmak Sein Ruf hallte durch das Tal.

((bir şey)) hallt ((in+3)) ((bir şey)) ((bir yerde)) çınlamak Die Musik hallte in der großen Halle.

Synonyms: widerhallen, schallen, klingen; Antonyms: susmak (verstummen)

Eski Yüksek Almanca 'hallōn' (ses çıkarmak) kelimesinden gelir. Ses kavramıyla ilgilidir.

Büyük bir 'Halle'de (salon) bir sesin 'hallen' (çınladığını) hayal edin. Bu kelimeler birbiriyle ilişkilidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.