Adjektiv

hautnah

yakından, ilk elden, canlı

Wir erlebten das Konzert hautnah.

Konseri yakından tecrübe ettik.

Er hat den Unfall hautnah miterlebt.

Kazaya ilk elden tanık oldu.

bir şeyi hautnah erleben bir şeyi yakından tecrübe etmek Wir erlebten das Konzert hautnah.

Eş anlamlılar: direkt, unmittelbar; Zıt anlamlılar: entfernt, distanziert

'Haut' (deri, cilt) + 'nah' (yakın) kelimelerinden oluşur. Kelimenin tam anlamıyla 'ten kadar yakın'.

Bir şeyin teninize değecek kadar yakın olduğunu hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.