Verb

hinaus|zögern

geciktirmek, ertelemek, uzatmak

Er zögert die Antwort hinaus.

Cevabı geciktiriyor.

Wir können die Entscheidung nicht länger hinauszögern.

Kararı daha fazla geciktiremeyiz.

((et4)) (bir şeyi) geciktirmek O, ayrılışını geciktiriyor.

Eş anlamlılar: aufschieben, verschieben, vertagen

'hinaus' (dışarı, ileri) ve 'zögern' (tereddüt etmek) kelimelerinden oluşur. Tereddüt ederek bir şeyi ileri bir zamana atmak anlamına gelir.

Bir kararı 'tereddüt ederek' (zögern) sürekli 'daha ileriye' (hinaus) ittiğinizi düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.