hin|greifen
Çeviri
uzanmak, elini uzatmak
Örnekler
Er greift zum Apfel hin.
Elmaya uzanıyor.
Sie griff hin, um das fallende Glas zu fangen.
Düşen bardağı yakalamak için elini uzattı.
Dilbilgisi Kalıpları
((bir şeye doğru)) uzanmak Er greift zum Buch hin.
((bir şeye)) elini uzatmak Sie greift nach dem Schlüssel hin.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: hinlangen, nach etwas fassen
Etimoloji
'hin-' (doğru) + 'greifen' (tutmak, kavramak) kelimelerinden oluşur. Kelimenin tam anlamı 'bir şeye doğru tutmak/uzanmak'.
Hafıza İpuçları
Yüksek bir raftaki bir kitaba 'doğru' (hin) 'uzandığınızı' (greifen) hayal edin.