Verb

holen

almak, getirmek

Ich hole ein Glas Wasser.

Bir bardak su alacağım.

Hol mir bitte die Zeitung.

Lütfen bana gazeteyi getir.

Soll ich dich vom Bahnhof holen?

Seni istasyondan alayım mı?

((et4)) holen bir şeyi almak/getirmek Bir kitap alacağım.

((j-m)) ((et4)) holen birine bir şey getirmek Bana bir bardak su getirebilir misin?

((j-n)) holen birini almak Kardeşimi istasyondan almam gerekiyor.

Eş anlamlılar: bringen (getirmek); Zıt anlamlılar: wegbringen (götürmek)

Eski Yüksek Almanca 'holōn' kelimesinden gelir. İngilizce 'to haul' (taşımak) kelimesiyle ilgilidir.

Bir şeyi bir yerden alıp getirmek için gittiğinizi hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.