Adjektiv

innig

içten, samimi, hararetli

Sie umarmten sich innig.

Birbirlerine içtenlikle sarıldılar.

Das war ein inniger Wunsch von mir.

Bu benim içten bir dileğimdi.

Sie haben eine innige Beziehung.

Onların samimi bir ilişkisi var.

innig zarf olarak içtenlikle, samimiyetle Birbirlerine innig sarıldılar.

innig sıfat olarak içten, samimi Bu, bir inniger Wunsch (içten bir dilek).

Eş anlamlılar: herzlich, vertraut, tief; Zıt anlamlılar: oberflächlich, distanziert

'innen' (iç) kelimesinden türemiştir. Kalbin derinliklerinden gelen bir duyguyu tanımlar.

'İçsel' bir his düşünün. 'innig' olan bir şey, içten bir dilek gibi, 'içinizden' gelir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.