Verb

klein|halten

baskı altında tutmak, küçük tutmak, bastırmak

Der Chef versucht, seine Mitarbeiter kleinzuhalten.

Patron, çalışanlarını baskı altında tutmaya çalışıyor.

Wir müssen die Ausgaben dieses Jahr kleinhalten.

Bu yıl harcamaları küçük tutmalıyız.

((birini/bir şeyi.akk)) baskı altında tutmak/küçük tutmak Şirket, rekabeti baskı altında tutmaya çalışıyor.

Eş anlamlılar: unterdrücken, niederhalten; Zıt anlamlılar: fördern, unterstützen

'klein' (küçük) ve 'halten' (tutmak) kelimelerinden oluşur. Tam anlamıyla 'küçük tutmak'.

Birinin potansiyelini 'klein' (küçük) 'halten' (tutarak) onu bastırdığını hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.