nativ
Çeviri
yerli, doğal, doğuştan
Örnekler
Er spricht Deutsch auf nativem Niveau.
Anadil seviyesinde Almanca konuşuyor.
Diese Pflanzenart ist hier nativ.
Bu bitki türü buraya özgüdür.
Natives Olivenöl ist von hoher Qualität.
Doğal zeytinyağı yüksek kalitededir.
Dilbilgisi Kalıpları
((sıfat olarak)) bir ismi niteler. Sie ist eine native Sprecherin.
((yüklem sıfatı olarak)) 'sein' gibi bir fiilden sonra kullanılır. Diese Pflanzenart ist hier nativ.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: einheimisch (yerli), angeboren (doğuştan); Zıt anlamlılar: fremd (yabancı), erworben (edinilmiş).
Etimoloji
Latince 'nativus' (doğuştan, doğmuş) kelimesinden gelir ve 'nasci' (doğmak) ile ilgilidir. İngilizce 'native' kelimesiyle kökteştir.
Hafıza İpuçları
İngilizce 'native' kelimesine çok benzediği ve kulağa öyle geldiği için hatırlaması kolaydır.