Verb

schnibbeln

doğramak, kırpmak, yonmak

Ich muss noch das Gemüse schnibbeln.

Daha sebzeleri doğramam lazım.

Sie schnibbelt an einem Stück Holz.

Bir tahta parçasını yonuyor.

Er hat an meinen Haaren geschnibbelt.

Saçlarımı kırptı.

((et4)) bir şeyi doğramak Kannst du die Zwiebeln schnibbeln?

((an+3)) bir şeyi yonmak/kırpmak Das Kind schnibbelt an einem Stock.

Eş anlamlılar: schneiden, hacken, zerkleinern

Küçük bir bıçak veya makasla kesme sırasındaki 'schnibb-schnibb' sesini taklit eden yansıma bir kelimedir.

Salata için sebzeleri hızlıca doğrarken çıkan 'schnibb-schnibb' sesini hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.