Verb

unbedrängen

rahat bırakmak, taciz etmemek, rahatsız etmemek

Sie konnte unbedrängt ihre Meinung sagen.

Baskı altında kalmadan fikrini söyleyebildi.

Er ließ die Tiere unbedrängt in der Wildnis.

Hayvanları vahşi doğada rahat bıraktı.

((birini)) rahat bırakmak (birini) rahat bırakmak Onu rahat bırakmalı.

Eş anlamlılar: in Ruhe lassen, nicht stören; Zıt anlamlılar: bedrängen, belästigen

'un-' (olumsuzluk) ön eki + 'bedrängen' (baskı yapmak, taciz etmek) fiilinden. Kelimenin tam anlamıyla 'taciz etmemek'.

'bedrängen' fiilinin birine baskı ('Drang') yapmak olduğunu unutmayın. 'un-' ön eki bunu olumsuzlar, yani baskı yapmadan bırakmak anlamına gelir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.