Adjektiv

ungezwungen

samimi, doğal, rahat, teklifsiz

Die Atmosphäre auf der Party war sehr ungezwungen.

Partideki atmosfer çok samimiydi.

Er hat eine ungezwungene Art zu reden.

Onun doğal bir konuşma tarzı var.

((yüklem)) samimi olmak Ortam ungezwungen idi.

((sıfat)) samimi bir ... eine ungezwungene Unterhaltung

Eş anlamlılar: rahat, doğal, samimi; Zıt anlamlılar: zoraki, resmi, kasıntı

'un-' (olumsuzluk eki) + 'gezwungen' (zorlanmış), 'zwingen' (zorlamak) fiilinden gelir. Kelimenin tam anlamı 'zorlanmamış' demektir.

Resmi olmak için 'zorlanmadığınız' (gezwungen) bir ortam hayal edin. Bu ortam 'ungezwungen' bir ortamdır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.