Verb

unversehren

zarar vermemek, sağ salim bırakmak, korumak

Das Denkmal blieb durch das Erdbeben unversehrt.

Anıt, depremden hasarsız kurtuldu.

Er hofft, die Prüfung unversehrt zu überstehen.

Sınavı sağ salim atlatmayı umuyor.

((bir şeyi)) zarar vermemek 'unversehrt' (hasarsız) geçmiş zaman ortacı, sıfat olarak çok daha yaygındır.

Eş anlamlılar: schützen (korumak), bewahren (muhafaza etmek); Zıt anlamlılar: versehren (yaralamak), verletzen (incitmek)

un- (olumsuzluk) ön eki + versehren (yaralamak, zarar vermek). Kelimenin tam anlamıyla 'zarar vermemek'.

Fiilin kendisi nadiren kullanılır. Geçmiş zaman sıfat-fiili olan 'unversehrt' (hasarsız, sağlam) sıfat olarak çok daha yaygındır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.