Verb

voran|bringen

ilerletmek, geliştirmek, teşvik etmek

Er will das Projekt voranbringen.

Projeyi ilerletmek istiyor.

Das bringt uns nicht voran.

Bu bizi ileriye götürmez.

Sie hat ihre Karriere vorangebracht.

Kariyerini ilerletti.

((bir şeyi)) ilerletmek Bir şeyi teşvik etmek veya geliştirmek. Araştırmayı ilerletmeliyiz.

Eş anlamlılar: fördern (teşvik etmek), beschleunigen (hızlandırmak); Zıt anlamlılar: behindern (engellemek), bremsen (frenlemek)

"İleri" anlamına gelen "voran" ve "getirmek" anlamına gelen "bringen" kelimelerinden oluşur. Kelimenin tam anlamı "öne getirmek"tir.

Bir şeyi ilerletmek için fiziksel olarak "öne (voran) getirdiğinizi (bringen)" hayal edin. Bu görsel, bir şeyi ilerletme anlamını hatırlamanıza yardımcı olur.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.