vor|sorgen
Çeviri
tedbir almak, önlem almak, ihtiyatlı davranmak
Örnekler
Wir müssen für das Alter vorsorgen.
Yaşlılık için tedbir almalıyız.
Es ist besser, rechtzeitig vorzusorgen.
Zamanında önlem almak daha iyidir.
Sie hat finanziell gut vorgesorgt.
Mali olarak iyi önlemler aldı.
Dilbilgisi Kalıpları
für+4 vorsorgen bir şey için tedbir almak Gelecek için tedbir almak gerekir.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: Vorkehrungen treffen, sich absichern
Etimoloji
'vor-' (önce) ve 'sorgen' (ilgilenmek, endişelenmek) fiilinden oluşur. 'Önceden ilgilenmek' fikrini taşır.
Hafıza İpuçları
Bir ihtiyaç ortaya çıkmadan 'önce' ('vor') onunla 'ilgilenmeyi' ('sorgen') düşünün. Örneğin, emeklilik için birikim yapmak.