Adjektiv

vornehm

seçkin, kibar, asil, zarif

Sie wohnt in einer vornehmen Gegend.

Seçkin bir bölgede yaşıyor.

Er hat eine sehr vornehme Art.

Çok kibar bir tavrı var.

Das ist ein vornehmes Restaurant.

Bu şık bir restoran.

((bir)) seçkin ((isim)) seçkin bir... Bu seçkin bir otel. Das ist ein vornehmes Hotel.

((bir şey)) seçkindir bir şey seçkindir Kıyafetleri çok seçkin. Ihre Kleidung ist sehr vornehm.

Eş anlamlılar: elegant, edel, kibar; Zıt anlamlılar: sıradan, basit, kaba

'vor-' (önce) + 'nehmen' (almak) kelimelerinden gelir. Aslen 'diğerlerinden önce alınan' anlamına geliyordu, bu nedenle 'tercih edilen' veya 'seçkin' anlamını kazandı.

Etkileyici tavırları nedeniyle her zaman 'vor' (önde) tutulan birini düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.