Verb

stürzen

düşmek, devrilmek, devirmek, atılmak

Das Kind ist von der Schaukel gestürzt.

Çocuk salıncaktan düştü.

Er stürzte sich in die Arbeit.

Kendini işe verdi.

Die Regierung wurde gestürzt.

Hükümet devrildi.

((...)) düşmek Çocuk merdivenlerden aşağı düştü.

((kendini)) ((...-e)) bir şeye atılmak Yeni bir maceraya atıldı.

((birini/bir şeyi)) devirmek Muhalefet, hükümeti devirmeye çalıştı.

Eş anlamlılar: fallen (düşmek), umfallen (devrilmek); Zıt anlamlılar: stehen (ayakta durmak), aufstehen (kalkmak)

Eski Yüksek Almanca'da 'tepetaklak düşmek' anlamına gelen 'sturzen' kelimesinden gelir.

Bir 'fırtınanın' ('Sturm') bir şeyleri 'stürzen' (devirmesine) neden olduğunu hayal edin. Kelimeler kulağa benzer geliyor.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.