Adjektiv

zumutbar

makul, kabul edilebilir, katlanılabilir

Diese Arbeit ist für ihn nicht zumutbar.

Bu iş onun için makul değil.

Eine solche Forderung ist nicht zumutbar.

Böyle bir talep kabul edilemez.

((bir şey)) ((biri için)) zumutbar'dır (bir şey) (biri için) makuldür Bu kadar çok iş bir günde zumutbar değil.

Eşanlamlılar: akzeptabel, erträglich; Zıtanlamlı: unzumutbar

'zu' (birine) + 'muten' (beklemek, talep etmek) + '-bar' (-ebilir). Kelimenin tam anlamıyla birinden 'beklenebilir' olan.

Bir şeyin 'makul' olup olmadığını düşünün. Eğer birine 'yük' olmuyorsa, o zaman 'zumutbar'dır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.