Verb

überbrücken

köprü kurmak, aşmak, gidermek

Wir müssen den Fluss überbrücken.

Nehrin üzerine köprü kurmalıyız.

Sie überbrückte die Wartezeit mit Lesen.

Bekleme süresini okuyarak geçirdi.

Es ist schwer, die Unterschiede zu überbrücken.

Farklılıkları gidermek zordur.

((bir şeyi.acc)) bir şeye köprü kurmak Kanyonun üzerine köprü kurmalıyız.

überwinden (üstesinden gelmek), verbinden (bağlamak)

'über' (üzerine) + 'Brücke' (köprü) kelimelerinden gelir. Kelimenin tam anlamıyla 'üzerine köprü kurmak' demektir.

Bir boşluğun 'üzerine' ('über') bir 'Brücke' (köprü) inşa ettiğinizi düşünün. Bu, gerçek bir nehir olabileceği gibi, bir zaman dilimi veya bir anlaşmazlık gibi mecazi bir boşluk da olabilir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.