überstehen
Çeviri
atlatmak, sağ çıkmak, dayanmak, taşmak
Örnekler
Er hat die schwere Krankheit überstanden.
Ağır hastalığı atlattı.
Das Dach übersteht die Mauer.
Çatı duvardan taşıyor.
Dilbilgisi Kalıpları
((et4)) atlatmak Ameliyatı iyi atlattı.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: überleben, aushalten; Zıt anlamlılar: scheitern, unterliegen
Etimoloji
'über' (üzerinde, ötesinde) + 'stehen' (durmak). Kelimenin tam anlamıyla bir zorluğun 'üzerinde durmak' yani üstesinden gelmek veya fiziksel olarak bir şeyin ötesinde durmak.
Hafıza İpuçları
Aştığınız bir sorunun 'üzerinde durduğunuzu' hayal edin. Veya bir çatının duvarın 'üzerinden taştığını' düşünün.