angeboren
Çeviri
doğuştan, fıtri, anadan doğma
Örnekler
Er hat ein angeborenes Talent für Musik.
Müziğe karşı doğuştan bir yeteneği var.
Das ist ein angeborener Herzfehler.
Bu doğuştan bir kalp kusurudur.
Dieser Instinkt ist Tieren angeboren.
Bu içgüdü hayvanlarda doğuştandır.
Dilbilgisi Kalıpları
[niteleme] ((isim)) doğuştan ~ doğuştan bir yetenek
[yüklem] ((j-m)) angeboren sein ((birine)) doğuştan gelmek Bu yetenek ona doğuştan gelmiş.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: inhärent, kongenital; Zıt anlamlılar: erworben (edinilmiş), erlernt (öğrenilmiş)
Etimoloji
'an-' (üzerinde, bitişik) + 'geboren' (doğmuş). Kelimenin tam anlamıyla 'üzerinde doğmuş' veya 'ile doğmuş', dolayısıyla 'doğuştan'.
Hafıza İpuçları
'geboren' (doğduğunuz) andan itibaren size 'an' (yapışık) olan bir nitelik düşünün.