Adjektiv

angestellt

çalışan, işe alınmış, açık (cihaz), yapmış (yaramazlık)

Er ist bei einer großen Firma angestellt.

Büyük bir şirkette çalışıyor.

Das Radio ist den ganzen Tag angestellt.

Radyo bütün gün açık.

Was hast du denn wieder angestellt?

Yine ne işler karıştırdın?

((bei+3))'de çalışan olmak Büyük bir şirkette çalışıyor.

((als et4)) olarak çalışmak O, öğretmen olarak çalışıyor.

((et4)) yapmış olmak Yine ne işler karıştırdın?

çalışan, meşgul; Zıt anlamlılar: işsiz

an- (üzerine, -de) ön eki + stellen (koymak). Kelimenin tam anlamıyla bir işe 'konulmuş', yani 'işe alınmış'.

Bir iş 'yerine' ('Stelle') 'konulduğunuzu' ('gestellt') hayal edin. Bu durumda 'angestellt' (çalışan) olursunuz.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.