die Ausbreitung
Çeviri
yayılma, genişleme, sirayet etme
Örnekler
Die Ausbreitung des Virus ist besorgniserregend.
Virüsün yayılması endişe verici.
Wir beobachten die Ausbreitung der neuen Technologie.
Yeni teknolojinin yayılmasını gözlemliyoruz.
Die Ausbreitung der Wüste ist ein Problem.
Çölün genişlemesi bir sorundur.
Dilbilgisi Kalıpları
((et2))'nin yayılması/genişlemesi Die Ausbreitung des Feuers war schnell.
Benzer Kelimeler
Etimoloji
'ausbreiten' (yaymak) fiilinden türemiştir. 'aus-' (dışarı) ve 'breit' (geniş) kelimelerinden oluşur. '-ung' eki ismi oluşturur. 'Dışarıya doğru genişlemek' demektir.
Hafıza İpuçları
Tereyağını ekmeğin üzerine 'geniş' ('breit') bir şekilde 'dışarıya' ('aus') doğru yaydığınızı düşünün. Bu eylem 'Ausbreitung'dur.