Nomen

die Begabung

yetenek, kabiliyet, istidat

Sie hat eine große Begabung für Musik.

Müziğe karşı büyük bir yeteneği var.

Seine Begabung wurde früh erkannt.

Onun yeteneği erken fark edildi.

bir şeye yeteneği olmak (eine Begabung für+4 haben) Onun dillere karşı bir yeteneği var.

Eş anlamlılar: das Talent, die Fähigkeit (beceri); Zıt anlamlı: die Unfähigkeit (yeteneksizlik)

'begaben' (bahşetmek) fiilinden gelir ve 'be-' (ön ek) + 'Gabe' (hediye, yetenek) olarak ayrılabilir. Kelimenin tam anlamıyla 'bahşedilmiş olan şey' demektir.

Doğanın size 'verdiği' (be-) bir 'hediye' (Gabe) olarak düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.