Nomen

das Kreuz

haç, çapraz, bel, dert

An der Kette hängt ein kleines Kreuz.

Zincirde küçük bir haç asılı.

Ich habe Schmerzen im Kreuz.

Belimde ağrı var.

Jeder hat sein Kreuz zu tragen.

Herkesin taşıması gereken bir haçı vardır.

istavroz çıkarmak ein Kreuz machen Kilisenin önünde istavroz çıkardı.

bel ağrısı çekmek Schmerzen im Kreuz haben Bahçe işlerinden sonra belim ağrıyor.

çilesini çekmek sein Kreuz tragen Ağır çilesini çekmek zorunda.

Eşanlamlılar: Symbol (sembol); Rücken (sırt), Last (yük)

Latince 'crux' kelimesinden gelir. İngilizce 'cross' ile kökteştir.

Artı (+) şeklindeki haç kolayca hatırlanabilir. 'Bel' anlamı için, ağrıdığında kollarınızı belinizde 'çaprazladığınızı' düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.