Verb

daran|setzen

elinden geleni yapmak, kendini adamak

Er wird alles daransetzen, das Ziel zu erreichen.

Hedefe ulaşmak için elinden geleni yapacak.

Sie setzte alles daran, die Prüfung zu bestehen.

Sınavı geçmek için elinden geleni yaptı.

bir şeyi yapmak için elinden geleni yapmak Oyunu kazanmak için elinden geleni yapacak.

diye elinden geleni yapmak Partinin başarılı olması için elinden geleni yaptı.

sich bemühen (çabalamak), sich anstrengen (gayret etmek)

'daran' (ona, bu işe) + 'setzen' (koymak). Kelimenin tam anlamıyla '(kendini) bir işe koymak'.

Kendinizi bir görevin 'üzerine koyduğunuzu' hayal edin. Genellikle 'alles daransetzen' (elinden gelen her şeyi yapmak) ifadesi kullanılır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.