Adjektiv

eingegangene

gelen, çekmiş, solmuş

Die eingegangene E-Mail ist wichtig.

Gelen e-posta önemli.

Der eingegangene Wollpullover ist zu klein.

Çekmiş yün kazak çok küçük.

Die eingegangene Pflanze war ein Geschenk.

Solan bitki bir hediyeydi.

bir isimden önce sıfat olarak: gelen ... die eingegangene Zahlung

Eş anlamlılar: erhalten (alınan), geschrumpft (çekmiş), gestorben (ölmüş); Zıt anlamlılar: gesendet (gönderilmiş), gewachsen (büyümüş)

'ein-' (içeri) öneki ve 'gehen' (gitmek) fiilinin geçmiş zaman ortacı olan 'gegangen'den. Kelimenin tam anlamıyla 'içeri girmiş'.

'İçeri giren' bir şeyi düşünün: posta gelen kutusuna 'girer', giysiler daha küçük bir bedene 'girer', bir bitkinin hayatı toprağa 'girer'.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.