Adjektiv

eingeschlossen

dahil, ekteki, kilitli kalmış

Frühstück ist im Preis eingeschlossen.

Kahvaltı fiyata dahildir.

Er war im Zimmer eingeschlossen.

Odada kilitli kalmıştı.

Die Rechnung ist im Brief eingeschlossen.

Fatura mektubun içindedir.

((in+3)) ...e dahil olmak Servis ücrete dahildir. Der Service ist im Preis eingeschlossen.

((in+3)) ...de kilitli kalmak Arabada kilitli kaldım. Ich bin im Auto eingeschlossen.

Eş anlamlılar: inbegriffen, enthalten (dahil); eingesperrt (kilitli); Zıt anlamlılar: ausgeschlossen (hariç).

`ein-` (içine) + `schließen` (kapatmak, kilitlemek) kelimelerinden gelir. Kelimenin tam anlamıyla 'içine kapatılmış' veya 'içeri kilitlenmiş'.

Bir şeyi bir kutunun 'içine' (`ein-`) 'kapattığınızı' (`schließen`) hayal edin, böylece ya dahil edilir ya da kilitli kalır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.