Verb

ein|wickeln

sarmak, paketlemek, kandırmak

Ich muss das Geschenk noch einwickeln.

Hediyeyi daha sarmam gerekiyor.

Sie wickelte das Baby in eine Decke ein.

Bebeği bir battaniyeye sardı.

Er kann jeden mit seinem Charme einwickeln.

Çekiciliğiyle herkesi kandırabilir.

((et4)) ((in+4)) ...-i ...-e sarmak Bebeği bir battaniyeye sardı.

((j-n)) birini kandırmak Onu parmağında oynatıyor.

verpacken (paketlemek), einhüllen (bürümek)

'ein-' (içine) ve 'wickeln' (sarmak) kelimelerinden oluşur. Kelimenin tam anlamıyla 'içine sarmak'.

Bir hediyeyi kağıdın 'içine sardığınızı' hayal edin. Mecazi anlamı, birini sözlerinizle sarmak, yani kandırmaktır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.