drängen
Çeviri
zorlamak, sıkıştırmak, acele ettirmek, ısrar etmek
Örnekler
Die Zeit drängt.
Zaman daralıyor.
Er drängte mich zur Eile.
Beni acele etmem için zorladı.
Die Menschen drängten sich zum Ausgang.
İnsanlar çıkışa doğru sıkıştı.
Dilbilgisi Kalıpları
drängen zaman daralmak Zaman daralıyor.
((j-n)) ((zu et3)) birini bir şeye zorlamak Beni acele etmem için zorladı.
sich drängen ((zu+3/in+4)) bir yere doğru sıkışmak İnsanlar çıkışa doğru sıkıştı.
Benzer Kelimeler
Etimoloji
Eski Yüksek Almanca'da 'içinden geçmek' anlamına gelen 'dringen' fiilinin ettirgen hali olan 'drengen'den gelir.
Hafıza İpuçları
İngilizce 'throng' (kalabalık) kelimesinin bir kapıdan geçmek için 'drängen' (iteklediğini) hayal edin. Sesleri benzer.